Arşiv: Kitap kategori

Semerkant…

Salı, Temmuz 25th, 2006

Semerkant
Amin Maalouf
Yapı Kredi Yayınları,
250 sayfa, Türkçe, K.Kapak.

Maalouf bu romanda tüm olanları Benjamin’in anlatısıyla aktarıyor. Tarihe damgasını vuran üç önemli şahıs ve 20. yüzyıl başlarında İran’da gerçekleşen modernleşme çabaları bu romanın esas temasını oluşturuyor. Ömer Hayyam’ın Cihan adlı kadın şairle yaşadığı aşk ve Benjamin’in ile Şirin’in arasında geçenler yine Maalouf’un usta kalemiyle tüm olaylar arasında eritilerek sunulmuş.

Maalouf 1900’lerde Tebriz’deki durumu incelerken de “uyuyor” olarak nitelendirdiği doğunun bir uyanış, bir modernleşme sürecine girmiş olduğu İran’daki direnişe ve yenilikçilerin vermiş oldukları uğraşlara dikkat çekiyor.Yıl 1072, Selçuklu Sultanı Melikşah’ın saltanatı artık İran’ı da kaplamaktadır… (more…)

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Ulus Dağına Düşen Ateş…

Pazartesi, Temmuz 24th, 2006
Ulus Dağına Düşen Ateş
Mustafa YILDIRIM
Bilgi Yayınevi 2002,
286 sayfa, Türkçe, K.Kapak.

 

Yazar Mustafa Yıldırım romanında Kurtuluş Yılları olan 1920 sonları ile 1922 yılları arasında Milli Mücadele kapsamında Demirci Kaymakamı İbrahim Ethem Beyin liderliğini yaptığı, düşmana karşı dağlardaki çete savaşları ile iyi birer Kuvayi Milliyeci olacak Halil Efe ile Gördesli Asker Makbule arasındaki ilginç ilişkiyi ve aşkı anlatmaktadır.

 

İbrahim Ethem Bey Demirci Kaymakamlığına atanmıştır. Kaymakamlık görevi yanında ilk işi milli mücadele için kolları sıvamak olacaktır.

 

Dağlarda çetecilik yapan Parti Pehlivan ve Halil Efe’nin Çerkez Ethem’le yolları ayrılmıştır. Çünkü Çerkez Ethem Kuvayi Milliyeye karşı Seyyare kurup Yunan’la işbilriliğine girişmiş ve milli mücadele güçlerine karşı düşmanla birlikte kurşun atar hale gelmiştir.

 

İbrahim Ethem Bey, Halil Efe ile Parti Pehlivanla işbirliği kuracak ve dağlara çıkıp çete savaşlarına girişecektir. Daha sonra onlara Asker Mukbulede katılacak ileride Halil Efe ile Asker Makbule arasında öncesinde garip bir ilişki sonrasında bir aşk doğacaktır.

 

Roman Belge roman özelliğini taşımanın yanında, Kurtuluş Savaşı yıllarını anlatan sürükleyici ve okunması gereken bir roman. Lakin Kurtuluş Savaşı yıllarını anlatan birkaç romandan biri ve yazar bakımından en genç bir kalem.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

dünya e-kitap fuarı…

Cumartesi, Temmuz 22nd, 2006

Size güzel bir haberim var..Dünyanın en büyük e-kitap fuarı, World eBook Fair adresinden devam ediyor. 4 Temmuz’da başlayan ve 4 Ağustos’ta sona erecek Dünya Elektronik Kitap Farı’nda yaklaşık 300 bin e-kitap ve e-belge bedelsiz olarak indirilebililiyor. Ayrıca son bir ayın en popüler e-kitaplarıda Gutenberg Projesi ile www.gutenberg.org edresinden mp3 formatında indirilebilir.

 Kaynak: Hürriyet gazetesi.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Şu Çılgın Türkler…

Cumartesi, Temmuz 22nd, 2006
 
Şu Çılgın Türkler
Turgut Özakman
Bilgi Yayınevi 2006,
274. Baskı, 748 sayfa, Türkçe, K.Kapak.

 

Turgut Özakman’ın yazmış olduğu belgesel roman tadındaki eserini bugün itibariyle bitirmiş. Bu kitabı benim gibi yavaş okuyan biri için kısa bir sürede bitirmesi romanın ne kadar sürükleyici olduğunu gösteriyor. Öncelikle Türkiye’nin kurtuluş mücadelesini bu güzellikte bu romana aktardığı için Turgut Özakman’a saygılarımı ve teşekkürlerim sunarım.

 

Roman Türkiye’nin emperyalizme ve dış düşmanlara karşı verdiği milli mücadelenin geçtiği yılları kapsamakta. ( 1 Nisan 1921 – 27 Ekim 1922)

 

Roman okurken Türk Milletinin ne kadar birlik, beraberlik ve dayanışma içinde mücadele ettiklerini sanki günümüze bir atıf gibi görmekteyiz. Zaten o birlik, beraberlik, inanç olmasaydı o dayatmalardan, savaşlardan alnımızın akı ile şerefimizle çıkabilirmiydik acaba? Birde kadınlarımız var tabi cepheye mermi taşıyan, elleriyle siper kazan, bugün ise çoğu yerde insan yerine bile koymadığımız kadınlarımız. Bu satırlarda romanda geçen Gül Hanımın cephede askere söylediği bir sözü aktarmadan geçemeyeceğim,

 

“Hiç yakınmadan siperlerinizi kazdık. Severek yaranızı sardık. Ateş altında suyunuzu yetiştirdik, yolunuza saçımızı serdik. Şimdi bunca kadının hakkını, erkek olmanın bedelini ödeme vaktidir. Kardeşlerini kurtarmadan dönerseniz, bilin ki ananızda, bacınızda, yavuklunuzda hakkını helal etmeyecektir.”

 

Bunun gibi kimi sözler romanı okurken gerçekten etkiledi beni. Biz ki zamanında birçok kıtaya hükmetmiş Osmanlı torunlayız ama zaman gelmiş hainler çıkmış, halkını, toprağını sırf idealleri uğruna diğer milletlere peşkeş çalışmaya çalışmış ama Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun fikirlerin paylaşan devlet adamları ve yeri geldiğinde uğrunda şehit düşen komutanlarımız, askerlerimiz ve halkımız bu toprakları bizlere gerçekten çok büyük fedakarlıklar ile miras bırakmışlar.

 

Sanırım kitabın etkisinde fazla kalmışım.. :)

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Béatrice’ten Sonra Birinci Yüzyıl…

Salı, Nisan 25th, 2006
Beatrice'ten Sonra Birinci Yüzyıl
Amin Maalouf
Yapı Kredi Yayınları,
160 sayfa, Türkçe, K.Kapak.

Taksim’de sahafları dolanırken Amin Maalouf’un bu romanı ilgimi çekti. Farklı bir anlatımı var yazarım,insanı biraz sıkabiliyor :( ne diyeyim ama yinede çok boyutlu okuma gerektiren bu romanda, yaşanan felaketlerin içinde, bir babanın kızına olan, derinliği tarifsiz “baba sevgisi”ni de anlatıyor. Béatrice’ten Sonra Birinci Yüzyıl, bir mahşer görüntüsü çizerken, evrensel kadını (kadınlığın dünyasını) sevgiyle ele alıyor ve sanki “erkeğin geleceği kadındır” sözünü kanıtlamak istiyor.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

En Son Yazılar