Euro2008′de hedef Final

Önce İsviçre, sonra Çek Cumhuriyeti ve sıra geldi Hırvatistan’a. Hırvatlar Euro2008 de gerçekten iyi bir performans gösterdiler. Almanya, Polonya ve Avusturya’yı geride bırakarak namağlup ünvanı ile A Grubundan çıkmayı başardılar. Üç maçta 4 gol atmalarına karşın 1 gol yediler. Nico Kovac, Ivan Klasnic, Robert Kovac gibi oyuncular Hırvatistan takımında öne çıkan oyuncular. Boy ortalamaları ve topa hakimiyetleri de bize göre bir hayli fazla.
Biz ise süpriz sonuçlar alarak Portekizin ardından İsviçre ve Çek Cumhuriyetini geride bırakarak Euro2008‘de A Grubunu ikinci sırada tamamlayarak Hırvatistan ile çeyrek final maçını oynamaya hak kazandık. Euro2008 başlamadan çoğu kimse milli takımın genç bir takım olduğunu ve pek başarılı olamayacağı kanaatindeydi. Çoğu oyuncunun ilk kez bir arada top koşturacak olması da en büyük handikaptı. Bu düşüncelerin hiçte haksız olmadığını Portekiz maçında gördük. Mesela; Nihat ile Tuncay’ın aynı topa koştukları ve birbirlerinin pozisyonlarını bozdukları sahne hiç gözümün önünde gitmiyor. Ama gerçekten kobüllenilmesi gereken birşey var ki milli takımımız her maçta yüreğini koyuyor ortaya bunda Fatih Terim’in rolü çok büyük bundan eminim. Fatih Terim’e ilerleyen satırlarımda değineceğim. Bir Servet var ki Fenerbahçe’mde oynarken son zamanlarında beğenmediğim Galatasaray’a transfer olduğunda hiç üzülmediğim Servet şu anda milli takımın defansının bel kemiği durumunda, düşüyor, kalkıyor, her yere koşuyor, her topa müdahale ediyor, sakatlanıyor, sakat sakat oynuyor. Azmi ve hırsı gerçekten insanı etkileyecek safhada. Hakemin azizliğine uğramış ve 3 dakika boyunca 10 kişi oynadığımız sahada hakemin oyuncu değişikliğine izin vermemesi nedeni ile ikinci golüde yemiş ve bende dahil olmak üzere bütün umutlarımız tükenmişti. Bu durumdan Çek’lerde oldukça memnunlardı. Tuncay Şanlı ise her yerde hatta yan hakemin kırılan bayrağını bile koşa koşa o götrüyor yan hakeme. Sonra bir gaz bir kıyamet. Fatih Terim’in Sabri ve Kazım Kazım değişiklikleri ile son 15 dakika topu Çek’lerin yarı sahasına yığıyoruz. Bir Arda Turan var ki bir Hamit var ki canla başla ataklar yapıyorlar. Ve nihayet Hamit Altıntop’un ortasında Arda aradığımız golü dakika 75′te atıyor. Çek Cumhuriyeti maçı böyle bitiririz derken hayal ederken yine sahneye Hamit çıkıyor ve yaptığı ortada Petr Cech topu elinden kaçırıyor ve top Nihat ile buluşuyor ve Nihat’ın düzgün vuruşu ile beraberliği yakalıyoruz. Sonrasında nemi oluyor. Ne olduklarını anlayamayan Çek’ler Nihat Kahveci’nin şık golü ile maçın bitmesine dakikalar kala 3-2 maçı ve çeyrek final biletini bize kaptırıyorlardı. Milli Takıma baktığımızda gerçekten son 15 dakika her yerde olduğumuzu görüyoruz. Sanırım hepimizin istediğine maç boyunca bunu başarabilmek ama zaman var belki final de böyle bir maç oynarız ne dersiniz. Aklımda Hollanda ile final oynamak var. Oraya kadar gelirmiyiz bilmiyorum ama gelmemiz için bir neden yok. Turnuvada geriden gelip maçı çeviren bir takım daha yok sanırım bizim gibi. İsteğimiz, hırsımız bunu başarabileceğimize bir işaret. Bir de gereksiz gereksiz hareketler yapmasak. Volkan gerçekten iyi bir kaleci turnuva boyunca birçok güzel kurtarış yaparak bizleri sevindirdi ama 3. golümüz sonrasında Koller’e yaptığı fevri davranışının bedelini kırmızı kart ile ödedi. Hakeme itiraz etmeninde birşeye yaramadığını da öğrenmemiz lazım acilen. Onlar Türk hakemleri değil ne yazık ki Mehmet Aurelio’de itirazından dolayı yediği sarı kart nedeni ile Hırvatistan maçında oynayamayacak. Benim gördüğüm en büyük eksiklik bu aslında yarın ki maçta.. Rüştü tecrübesi ile iyi maç oynayacaktır düşüncesindeyim. Bunca spor yorumundan sonra Fatih Terim’in hal ve hareketlerine değineceğim kısaca. Fatih hoca, gerçekten çok değerli bir futbolcu ve antrenördür Türkiye için fakat gerek maç sırasında gerek maç sonrasında ki basın açıklamalarında kendine yakışanı sergilemiyor ve herkesin kendisine antipati duymasına neden oluyor. Son basın açıklamasında gazeticilere için yaptığı itham şaşırtıcı ve ne yazık ki çok çirkindi. Umarım bundan sonra biraz kendine gelirde Fatih Terim mutluluğumuz bir değil iki olur.





