Sultan Kayıkları ile Boğaz Turu
Her zamanki gibi günlük fırsat amaçlı alış-veriş sitesi İndragandi‘yi dolaşırken, 03.06.2007 tarihli günün ürününde “Sultan Kayıkları ile Boğaz Turu” satışı ilgimi çekti açıkçası. Hem günün pazar olması, hemde indragandi gibi hiti bol bir siteyi kullanmaları gerçekten çok hoş ve akıllıca.
“Sultan Kayıkları” projesinin işletmesini Sultan Kayıkları Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.‘dir. Proje doğrultusunda gezintiler; 3 adet orjinallerine sadık kalınarak, birebir replika olan Sultan Kayığı ile yapılmakta. Sultankayıkları.com adresinden rezarvasyon yaptırabiliyorsunuz.
Sultan Kayığı: Osmanlı döneminde kayıklar kullanıldığı yerlere ve kullanan kişilere göre adlandırılırdı. Kayıklar arasında bir hiyerarşi vardı. Padişahı taşıyan kayık ise bu hiyerarşi içinde en önde yer alırdı.
Padişahın kayığını sadece; kendisi, annesi, kadınları ve çocukları kullanabilirdi. Bu kayık, dönemin saltanatını, devletin kudretini ve gücünü simgeleyecek kadar görkemlidir.
Bir Fransız kontu bu kayığın suları kılıç gibi aştığını büyüleyici güzellikte olduğunu yazmış; “o işçilik o ihtişam diye tarif etmiş altın varaklı ahşapları”. Kayığın baş tarafındaki imparatorluğun simgesi olan kuşun som altından yapıldığını, kayıktaki köşkün adeta padişahın tahtı olduğunu ve tavanına, mücevherler yerleştirildiğini yazmış.
Her hafta, Sultan sefaya çıkmadan önce limandaki silahlı gemilerden, Kız Kulesi’nden ve kıyıdan top atılırmış ve saltanat kayığına yol açmak üzere bir sürü saraylı kayık yola çıkarmış. Bu topların sesini duyan ve kayık alayını gören Osmanlı halkı Sultan’ı selamlamak üzere hazır beklermiş.
Kayıkların sonu: Abdülhamid, Dolmabahçe Sarayındaki tahta çıkma törenine bir Saltanat Kayığı ile gelmiş. Ancak, iki tahttan indirme olayından sonra tepelerdeki Yıldız Sarayına yerleşmiş ve 33 yıllık saltanatı boyunca görkemli teknelerin hepsi Dolmabahçe Sarayı kayıkhanesinde çürümeye terk edilmiş.
Mehmet V Reşat (1909-1918) tahta çıkınca, Saltanat Kayığı geleneğini canlandırmaya çalışmış. Ancak, Imparatorluğun çöküşüyle, buharlı vapurların ve arabaların imalatıyla beraber yerleşim merkezleri tepelere doğru kaymaya başlamış ve kayıklar şehrin unutulan bir parçası olmuş.






Haziran, 3rd, 2007 at 5:10 pm
Boyle bir hizmetten beni haberdar ettiginiz icin cok sagolun. Bir sonraki Turkiye ziyaretimde kesinlikle katilmam gerek bu tura:))
Haziran, 3rd, 2007 at 10:07 pm
Türkiye’ye geldiğinizde, İstanbul’da böyle bir nostalji yaşamak çok farklı bir duygu olacaktır sanıyorum..
Haziran, 19th, 2007 at 9:07 pm
Bende İstanbul’a ilk gelişimde binmeyi planlıyorum…