Semerkant…

Semerkant
Amin Maalouf
Yapı Kredi Yayınları,
250 sayfa, Türkçe, K.Kapak.

Maalouf bu romanda tüm olanları Benjamin’in anlatısıyla aktarıyor. Tarihe damgasını vuran üç önemli şahıs ve 20. yüzyıl başlarında İran’da gerçekleşen modernleşme çabaları bu romanın esas temasını oluşturuyor. Ömer Hayyam’ın Cihan adlı kadın şairle yaşadığı aşk ve Benjamin’in ile Şirin’in arasında geçenler yine Maalouf’un usta kalemiyle tüm olaylar arasında eritilerek sunulmuş.

Maalouf 1900’lerde Tebriz’deki durumu incelerken de “uyuyor” olarak nitelendirdiği doğunun bir uyanış, bir modernleşme sürecine girmiş olduğu İran’daki direnişe ve yenilikçilerin vermiş oldukları uğraşlara dikkat çekiyor.Yıl 1072, Selçuklu Sultanı Melikşah’ın saltanatı artık İran’ı da kaplamaktadır…

Ömer Hayyam kısa bir süre önce Semerkant’a yerleşmiştir. Selçuklu veziri Nizamülmülk’ün Semerkant’a geldiği sırada onunla tanışır. Nizam Hayyam’ı bir sene sonrası için Isfahan’a davet eder. Bu tanışmanın ardından bir yıl geçince Ömer Hayyam Isfahan’a doğru yola koyulur. Yolculuğu sebebiyle Kum kentinden geçerken Hasan Sabbah ile tanışır. Hasan Hayyam’ın o güne kadar tanıdığı en bilge kişidir. O da, Isfahan’a giderek Nizam’dan bir iş istemeyi planlıyordur. Durum böyle olunca birbirlerine yol akadaşı olurlar. Hayyam Isfahan’a varıpta Nizam’ın huzuruna çıktığında kendisinden “sahib-i haber” (casusların başı) olması istenir. Hayyam bir bilim adamıdır, hafiye olamayacağını belirtir. Ancak Nizam’a önerebileceği biri vardır: Hasan Sabbah. 

Nizam bu işe Hayyam’ı layık görüyorsa da Hasan’ı kabul etmek zorunda kalır. Hayyam Selçuklu’nun malî desteği ile çalışmalarını sürdürürken Hasan da Nizamülmülk’ün vazgeçemediği yardımcılarından biri olur. Ancak Hasan’ın niyeti Nizam’a hizmet etmek değil, onun yerine geçmektir. Kısa sürede Melikşah ile yakınlaşarak onu Nizam’dan soğutur. Ve yine amacı dahilinde Nizam’la Melikşah arasına nifak sokmaya çalışır ancak planı ters teper ve Melikşah tarafından çöle sürgüne gönderilir. 

Bir şekilde çölden kurtulan Hasan emelleri uğruna, mezhep ve kültürlerinin tehlike altında olduğunu düşünen bir kısım Acem halkını cennet vaadi ile kandırır ve ünlü Haşhaşiyun tarikatını kurar ve Alamut kalesine yerleşir. Bu tarikattaki insanlar Hasan Sabbah’ın verdiği afyonla sarhoş olarak intihar saldırıları düzenliyorlardır. 

Hasan’ın amacı bu tarikat yardımıyla Nizam ve Melikşah’tan intikam almaktır. Nitekim müridleri sayesinde Nizam ve Melikşah’ın öldürmeyi başarır. Ancak daha sonra da huzuru bulamaz ve ebediyete de huzursuz bir şekilde göçer. 

Hayyam’ın Semerkant’a geldiğinde yazdığı bir kitap vardır: Rubaiyat: Semerkant Elyazması, bu kitap tüm bu olaylar olurken kişilerin hayatında çok önemli noktalarda rol oynamıştır. 

Yıl 1873, Ömer Hayyam dünyada yeniden popülerleşmeye, Hasan Sabbah’la birlikte ortadan kaybolan Rubaiyat’ın kopyaları da tüm dünyaya yayılmaya başlar. Lesage çifti yeni doğan oğulları Benjamin’e ikinci bir isim olarak Hayyam’a olan hayranlıkları nedeniyle Omar ( Ömer’in ingilizce yazımı) adını koyarlar: Benjamin O. Lesage.

15 yaşına gelince kendi ismini taşıdığı Hayyam’ı merak eden Benjamin onu araştırmaya, Farsça öğrenmeye başlar. Daha sonra Hayyam’ın zamanında ve kendi çağında insanları o denli çok etkileyen “Rubaiyat” ın peşine düşer. Önce İstanbul’a gider oradan da İran’a geçer. Bu sırada İran Şahının torunu Şirin’le tanışır ve ona aşık olur. İran’da bir çok macera yaşayan Benjamin 1910’larda İran’daki modernleşme hareketlerine katılır. Sonunda bir şekilde Semerkant elyazmasına ulaşan Benjamin Şirin’le birlikte İran’dan ayrılır. Amerika’ya gidiyorlardır. Bunun için önce İngiltere’ye giderler ve oradan da Titanic gemisine binerek Amerika’ya doğru denize açılırlar. Ne yazık ki yaklaşık bin yıl önce kaybolup, o anda yeniden ortaya çıkan “Rubaiyat” Titanic’in batmasıyla sonsuzluğa karışır. Benjmin ve Şirin bir şekilde kurtulurlar. Başka bir gemiyle Newyork’a ulaştıkları zaman limandaki karışıklıkta tıpkı “Rubaiyat gibi Şirin de sonsuza dek kaybolur gider.Maalouf’un yapıtında bu üç önemli şahsı kullanmasının nedeni Hasan Sabbah sayesinde ciddi şekilde ölümcülleştirilen mezhep aidiyetini vurgulamaktır. 

Haşhaşiyun tarikatındaki insanlar diğer tüm aidiyetlerini (dil, vatan, ırk, hatta din) bir kenara iterek kimliklerini sadece mezhepleri şiaya göre belirlemiş ve mezhepleri farklı olduğu için kendi kardeşlerini bile öldürebilecek birer katile dönüşmüşlerdir.Maalouf’un yapıtında bu üç önemli şahsı kullanmasının nedeni Hasan Sabbah sayesinde ciddi şekilde ölümcülleştirilen mezhep aidiyetini vurgulamaktır.Haşhaşiyun tarikatındaki insanlar diğer tüm aidiyetlerini (dil, vatan, ırk, hatta din) bir kenara iterek kimliklerini sadece mezhepleri şiaya göre belirlemiş ve mezhepleri farklı olduğu için kendi kardeşlerini bile öldürebilecek birer katile dönüşmüşlerdir. 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Toplam 440 kez okunmuş.
Şu an 1 kişi okuyor.
En fazla 3 kişi aynı anda okumuş.
Bugün 0 kez okunmuş.
En son 2008-08-20 00:21:35 tarihinde okunmuş.

Bir Yanıt

  1. Filiz Kirazoğlu

    Semerkant’ı okuyalı neredeyse 6 yıl oldu. En beğendiğim kitaplar arasındadır. Bahsettiğiniz ve bana tekrar hatırlattığınız için çok teşekkür ederim. Bu kitapta anlatılanların bende uyandırdığı merak sonrasında Alamut’u okumuştum. Hasan Sabbah, Ömer Hayyam ve Nizamülmülk arasındaki arkadaşlığın zamanla düşmanlığa dönüşmesi konusu hala ilgimi çeker.

En Son Yazılar

  • Yolculuk var…

    Ağustos 12th, 2008 Bu sene yaz tatilimi oldukça geciktirdim. Ağustos ayınında sonuna geldik neredeyse. Ama bunun bir nedeni va
  • Vakıfbank değişecek, değişiyor derken, değişti

    Temmuz 14th, 2008 Vakıfbank değişecek, değişiyor derken logosuyla, sloganıyla, web sitesi ile yenilendi. 1954 yılında vakıf pa
  • deviantART Version 6

    Temmuz 12th, 2008 06 Ağustos 2000'de Scott Jarkoff ve Matthew Stephens tarafından sanatçıların eserlerini sergilemeleri i&cced
  • College Road Trip

    Temmuz 12th, 2008 İnsanlar doğar, büyür ve yaşlanırlar. Bu bir aile içerisinde de her ne kadar böyle göz
  • Muavenet ile bir adım ileriye

    Haziran 26th, 2008 Geçen sene Nusrat Güneş teknesi ile "Solar Splash 2007" de ülkemize Dünya Ü&cce